Savaş Tanrısı 1
Toplanırdık çocukken akşam olduğunda televizyonun başına, haberleri sunan gözlüklü bir adam ve ardından en az onun kadar sıkıcı, gerçeklerden bihaber haber bombardımanı. Birinci sırayı kolay kolay kimseye kaptırmazdı ölüm haberleri. Dağda karların üstünde yatan, sıralanmış insan cesetleri, silahlar,bombalar,tanklar.
Sıkıcılığın ötesindeki anlamları göremedik çocuk gözümüzle, gösteren de olmadı. Öğrettiler bize ölmeyi, öldürmeyi. Hayatımızın ilk yıllarında yaşantımızın tam ortasına yerleştirdiler ölümü, yaşamakmış gibi. Düşünmeye, tepki vermeye fırsat vermeden. Çocukluğumuzdu ve çizilmiş filmler beklemekteydik gülebilmek için.
Misket oynayarak eğlenirken sokaklarda nereden bilecektik ki çok uzaklarda adı başka, dili başka, rengi başka yaşıtlarımızın hayatlarıyla oynanıyorudu misketten bombalarla.Kağıttan uçaklarının kanatlarındaki mutluluktan bombalar düşmüyordu bir türlü yer yüzüne, gerçekleri boşalmaktayken medeniyetleri doğuran topraklarına.
Büyüdük şimdi fakat biz büyümeden kirlenmişti dünya, sözümona demokratik olarak çoğalmış kanallarda yine savaş haberleri ve o büyük çarkın dişlilerinde sıkışmış minik bedenler rakamlardan ibaret ve biz, bir cana, bir parça mutluluğa hasret.
0 yorum yazılmıştır